İcra Borcu Ödenmeden Haciz Kaldırılabilir mi?
İcra takibinin kesinleşmesiyle birlikte borçlunun malvarlığı üzerine taşınmaz, araç, banka hesabı veya diğer malvarlığı değerleri bakımından haciz konulabilir. Ancak haciz konulmuş olması, bu haczin süresiz olarak devam edeceği anlamına gelmez.
İcra ve İflas Kanunu, alacaklının haczedilen malın satışını istemesi bakımından belirli süreler öngörmektedir. Bu süreler içerisinde kanunun aradığı şartlara uygun şekilde satış talebinde bulunulmaması veya satış işlemlerinin kanunda öngörülen şekilde sürdürülmemesi halinde, haczin düşmesi ve haczin ilgili sicillerden kaldırılması gündeme gelebilir.
Dolayısıyla icra borcunun henüz ödenmemiş olması, her durumda haczin devam edeceği anlamına gelmez.
Bu nedenle haciz bulunan icra dosyalarında yalnızca mevcut borç miktarına değil, aynı zamanda haczin tarihine ve dosyanın satış safahatına da bakılması gerekir.
1. İİK m.106’ya Göre Satış İsteme Süresi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 106. maddesi, haczedilen malın satışının istenebileceği süreyi düzenlemektedir.
Güncel düzenlemeye göre alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı da bu hüküm kapsamındadır. (Kanun Yolu)
Bununla birlikte yalnızca dosyada bir “satış talebi” bulunup bulunmadığına bakılması yeterli değildir.
İİK m.106, satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılmasını da zorunlu kılmaktadır. Kanunda öngörülen giderlerin süresinde ve gerekli miktarda yatırılmaması halinde satış talebinin hukuki sonucu doğmayabilir. (Kanun Yolu)
Bu nedenle bir haczin düşüp düşmediği değerlendirilirken;
• Haciz tarihi,
• Haczin hangi malvarlığı değeri üzerine konulduğu,
• Satış talebinin hangi tarihte yapıldığı,
• Satış talebiyle birlikte gerekli giderlerin yatırılıp yatırılmadığı,
• İcra müdürlüğünün bu konuda verdiği kararlar,
• Sonradan yapılan satış işlemleri,
• Varsa satışın gerçekleştirilememesi veya ihalenin iptali gibi durumlar
birlikte değerlendirilmelidir.
2. Haciz Ne Zaman Düşer?
İİK m.110, bir malın satışının kanuni müddet içerisinde istenmemesi halinde o mal üzerindeki haczin kalkacağını düzenlemektedir.
Dolayısıyla haczin düşmesi, borcun ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Burada birbirinden tamamen farklı iki hukuki durum söz konusudur:
Borç devam edebilir; ancak belirli bir mal üzerindeki haciz kanun gereği düşebilir.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Örneğin bir borçlunun icra dosyasında 500.000 TL borcu bulunması, tek başına taşınmazı üzerine yıllar önce konulmuş bir haczin süresiz olarak devam edeceği anlamına gelmez. Haczin geçerliliği ayrıca İİK’nın haciz ve satışa ilişkin hükümleri kapsamında değerlendirilmelidir.
Nitekim Yargıtay kararlarında da İİK’nın 106 ve 110. maddeleri kapsamında haczin düşüp düşmediğinin belirlenmesinde haciz tarihinin ve satış isteme süresinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Son Karar)
3. Satış Avansı Neden Önemlidir?
7343 sayılı Kanun ile İİK’nın 106. maddesinde önemli değişiklikler yapılmıştır.
Güncel düzenleme uyarınca satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması esastır.
Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından ise muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının peşin olarak yatırılması öngörülmüştür. Kanunun aradığı giderlerin süresinde yatırılmaması halinde satış talebi vaki olmamış sayılabilir. (Kanun Yolu)
Bu nedenle icra dosyasında yalnızca “alacaklı satış talebinde bulunmuş” şeklinde bir UYAP kaydının bulunması her zaman yeterli değildir.
Satış talebinin kanunun aradığı usul ve şartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığının ayrıca incelenmesi gerekir.
Yargıtay’ın yakın tarihli kararlarında da satış talebi ile satış giderlerinin yatırılması arasındaki ilişkinin somut dosya üzerinden değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir. Örneğin Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 15.04.2024 tarihli kararında, satış talebi sonrasında icra müdürlüğünce belirlenen satış avansının yatırılması nedeniyle haczin ayakta olduğu değerlendirilmiştir. (Son Karar)
Bu nedenle “satış talebi var mı?” sorusu kadar “satış talebi usulüne uygun mu?” sorusu da önemlidir.
4. Taşınmaz Haczi Bakımından Haczin Düşmesi
Taşınmaz üzerine konulan hacizler uygulamada özellikle önem taşımaktadır.
Tapu kaydında haciz şerhinin bulunması, taşınmazın satılması, devredilmesi veya üzerinde çeşitli tasarruf işlemlerinin gerçekleştirilmesi bakımından borçlu açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Ancak haciz tarihinden itibaren kanuni satış isteme süresinin geçmesi ve kanunun aradığı şartlarda geçerli bir satış talebinin bulunmaması halinde, taşınmaz üzerindeki haczin düşüp düşmediğinin incelenmesi mümkündür.
Yargıtay, haczin düşüp düşmediğinin belirlenmesinde kural olarak icra müdürlüğünce haciz kararının verildiği tarihin esas alınması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulunmaktadır. (Son Karar)
Bu nedenle tapu kaydında yıllardır bulunan bir haciz bakımından yalnızca güncel tapu kaydına bakılması yeterli değildir. İcra dosyasının işlem geçmişinin de incelenmesi gerekir.
5. Araç Hacizlerinde Durum
Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından İİK m.106 özel düzenlemeler içermektedir.
Araç hacizlerinde muhafaza, kıymet takdiri ve satış işlemlerine ilişkin süreler ile giderlerin yatırılması ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle araç üzerindeki haczin kaldırılması talep edilmeden önce;
1. Haciz tarihinin,
2. Satış talebi tarihinin,
3. Muhafaza ve satış giderlerinin,
4. Kıymet takdirine ilişkin işlemlerin,
5. İcra müdürlüğünün ara kararlarının
dosya üzerinden kontrol edilmesi gerekir.
6. Banka Hesabı Haczi de Aynı Şekilde Değerlendirilebilir mi?
Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacakları bakımından da İİK m.106’nın özel düzenlemesi bulunmaktadır. Kanun, borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağının bu hüküm bakımından taşınır hükmünde olduğunu düzenlemektedir. (LEXPERA)
Bu nedenle banka hesabına konulan haciz veya üçüncü kişilerde bulunan alacaklar bakımından da dosyanın işlem tarihleri ve haczin niteliği ayrıca incelenmelidir.
Ancak banka hesabı hacizleri ile taşınmaz veya araç hacizlerinin uygulamadaki sonuçları aynı değildir. Bu nedenle her haciz türünün kendi hukuki özellikleri içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
7. Haczin Düşmesi Borcu Ortadan Kaldırır mı?
Hayır.
Bu konuda en önemli hususlardan biri budur.
Haczin düşmesi ile icra borcunun sona ermesi aynı şey değildir.
Bir haczin kanuni sürenin geçmesi nedeniyle düşmesi halinde alacaklının alacağı kendiliğinden ortadan kalkmaz. Alacaklı, takip hukukunun kendisine tanıdığı diğer imkanlardan yararlanabilir ve şartları oluştuğunda yeniden haciz işlemleri yapılması gündeme gelebilir.
Dolayısıyla haczin kaldırılması, “borç silindi” anlamına gelmez.
Burada yalnızca belirli bir haczin kanuni geçerliliğinin sona erip ermediği tartışılmaktadır.
8. Haczin Kaldırılması İçin Ne Yapılmalıdır?
Haczin düşmüş olabileceği düşünülen bir dosyada öncelikle icra dosyasının işlem geçmişi incelenmelidir.
Özellikle UYAP üzerinden;
• Haciz tarihi,
• Satış talebi,
• Kıymet takdiri işlemleri,
• Satış giderlerinin yatırılıp yatırılmadığı,
• İcra müdürlüğü kararları,
• Satış işlemleri,
• İhale süreci,
• Varsa ihalenin iptali veya satışın gerçekleşmemesine ilişkin işlemler
kontrol edilmelidir.
Şartların oluştuğu kanaatine varılması halinde icra müdürlüğüne haczin kaldırılması/fekki yönünde talepte bulunulabilir.
İcra müdürlüğünün talep hakkında vereceği karara göre, somut olayın özelliklerine bağlı olarak icra hukuk mahkemesi nezdindeki hukuki yolların değerlendirilmesi de gerekebilir.
9. Haczin Fekki Talebinde Neler Bulunmalıdır?
Haczin kaldırılması talebinde, genel ifadeler yerine doğrudan dosya üzerinden doğrulanabilir bilgiler kullanılmalıdır.
Dilekçede özellikle;
• İcra dosya numarası,
• Haczin tarihi,
• Haczedilen mal veya hakkın niteliği,
• Satış isteme süresinin hangi tarihte dolduğu,
• Dosyada satış talebi bulunup bulunmadığı,
• Satış giderlerinin yatırılıp yatırılmadığı,
• Varsa icra müdürlüğünün ilgili kararları
açık şekilde gösterilmelidir.
Talep sonucunda ise kanuni şartların oluştuğunun tespit edilmesi ve haczin ilgili sicilden kaldırılması/fekki istenebilir.
10. Her Eski Haciz Otomatik Olarak Kalkar mı?
Hayır.
Bu konu özellikle önemlidir.
“Haciz bir yılı geçtiyse kesin olarak kalkar” şeklindeki genel bir yaklaşım doğru değildir.
Haczin hangi tarihte konulduğu, haciz tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat, haczin türü, satış talebinin yapılıp yapılmadığı, satış giderlerinin yatırılıp yatırılmadığı ve dosyada gerçekleşen diğer işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca mevzuat değişiklikleri nedeniyle haciz tarihinin hangi kanun hükmüne tabi olduğunun belirlenmesi de önem taşır.
Nitekim Yargıtay kararlarında da haczin düşüp düşmediği değerlendirilirken haciz tarihi ve o tarihte yürürlükte bulunan düzenlemelerin dikkate alındığı görülmektedir. (Son Karar)
Bu nedenle somut icra dosyası incelenmeden kesin bir hukuki sonuç çıkarılmamalıdır.
Sonuç: İcra Borcunuz Devam Ederken Haciz Kaldırılabilir mi?
Evet, somut olayın şartlarına göre icra borcu devam ederken belirli bir haczin düşmesi ve haczin kaldırılması mümkün olabilir.
İİK m.106 ve m.110 kapsamında düzenlenen satış isteme süreleri bu açıdan önemli bir hukuki imkan sağlamaktadır.
Ancak bunun için yalnızca haciz tarihinin üzerinden bir yıl geçmiş olması yeterli değildir. Haczin niteliği, haciz tarihi, satış talebi, satış giderlerinin yatırılması ve icra dosyasındaki diğer işlemler birlikte incelenmelidir.
Özellikle uzun süredir işlem yapılmamış icra dosyalarında, hacizlerin hukuki durumunun dosya bazında kontrol edilmesi borçlu açısından önemli bir hukuki imkan olabilir.
Hacizlerinizin düşüp düşmediğini nasıl anlayabilirsiniz?
İcra dosyanızdaki haciz tarihlerini, satış taleplerini ve satış giderlerine ilişkin işlemleri inceleyerek ön değerlendirme yapılabilir.
Şartların oluştuğunun tespit edilmesi halinde, ilgili icra müdürlüğüne haczin fekki için başvurulması ve gerektiğinde icra hukuk mahkemesi nezdindeki hukuki yolların değerlendirilmesi mümkündür.
Dharma Hukuk & Danışmanlık olarak icra dosyalarındaki hacizlerin hukuki durumunun incelenmesi ve hacizlerin kaldırılmasına yönelik hukuki süreçler konusunda danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her icra dosyasının haciz tarihi, işlem geçmişi ve hukuki niteliği farklı olduğundan, somut olay bakımından ayrıca hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
DİLEKÇE ÖRNEĞİ
… İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE
DOSYA NO: [DOSYA NO]
TALEPTE BULUNAN BORÇLU: [Ad-Soyad] – T.C. [TC KİMLİK NO]
ADRES: [Adres]
ALACAKLI: [Alacaklı Ad-Soyad/Unvan]
VEKİLİ: Av. [Ad-Soyad]
KONU: İİK m.106 ve 110 uyarınca, kanuni süresi içerisinde usulüne uygun satış talebinde bulunulmaması nedeniyle hacizlerin fekki talebidir.
AÇIKLAMALAR
Müdürlüğünüzün yukarıda esas numarası belirtilen dosyasında, borçluya ait [taşınmaz/araç/banka hesapları/diğer mal ve haklar] üzerine [haciz tarihi] tarihinde haciz konulmuştur.
İcra ve İflas Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca, haczedilen malın satışının kanunda öngörülen süre içerisinde istenmesi gerekmektedir. İİK m.110 uyarınca ise, kanuni süresi içerisinde satış istenmemesi halinde haciz kalkar.
Somut olayda, haciz tarihinden itibaren bir yıllık kanuni süre geçmiş olmasına rağmen, alacaklı tarafından bu süre içerisinde usulüne uygun bir satış talebinde bulunulmadığı ve satış işleminin gerçekleştirilmesi için gerekli satış avansının yatırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, söz konusu hacizler İİK m.106 ve 110 hükümleri gereğince kanunen düşmüştür. Haczin kendiliğinden kalkması nedeniyle ayrıca alacaklının muvafakatine ihtiyaç bulunmamaktadır.
Dosya ve UYAP kayıtlarının incelenmesi halinde de haciz tarihleri, satış talebi ve satış avansı hususları açıkça görülecektir.
Bu kapsamda, kanuni süresi içerisinde satış talebinde bulunulmaması nedeniyle düşen hacizlerin ilgili sicillerden terkin edilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.59, 106, 110 ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER
İcra takip dosyası, UYAP işlem kayıtları, haciz kayıtları, satış talebi ve satış avansına ilişkin dosya kayıtları ile sair yasal deliller.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1. Borçluya ait [taşınmaz/araç/banka hesabı ve sair hacizli mal ve haklar] üzerine konulan hacizlerin, İİK m.106 ve 110 uyarınca kanunen düştüğünün tespitine,
2. Düşen hacizlerin ilgili sicillerden fekki ve terkini için gerekli müzekkerelerin yazılmasına,
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
[Tarih]
Talepte Bulunan Borçlu
[Ad-Soyad]
İmza

Yorumlar